Hakkında
Ankara Keçisinin İzinde
Ankara Keçisi, diğer adlarıyla "Tiftik" veya "Angora" keçisi, Başkent'in bilinen önemli sembollerindendir ve yetiştiriciliği asırlar öncesine uzanmaktadır. Şehrin sembolü olmasının yanı sıra kent tarihinde ve belleğinde ekonomik değişimi ve hareketliliği de simgeler. Anadolu coğrafyasında yetiştirilen Ankara keçisinin ünü ülke sınırlarını aşarak Avrupa'ya uzanmış; İngiltere, Hollanda, İtalya ve Fransa gibi ülkelerde de yetiştirilmesi denenmiştir. Fakat uygun bakım koşullarının sağlanamaması, iklim koşulları ve beslenme farklılıklarından dolayı tüm bu girişimler başarısız olmuştur.
Ankara keçisi kendi coğrafyasında uzun yıllar yaşamış, elde edilen tiftik ile de Ankara'nın bu alandaki ticari ününü çok ötelere taşımıştır. Yıllar içinde değişen koşullar, Ankara keçisinin üretimini ve tiftik eldesini kendi coğrafyasının dışında çok uzak diyarlara götürmüştür.
"Ankara Keçisinin İzinde" sanat projesi; zaman içerisinde uzak coğrafyalarda bir çeşit göç yaşayan Ankara keçisinin, doğduğu topraklardaki ününün, anlamının ve en önemlisi kültürel değerlerimiz içindeki öneminin yeniden hatırlanmasıdır. Alper Çınar'ın heykel ve seramik atölyesinde bire bir gerçek boyutları esas alınarak polyester döküm olarak çoğaltılan Ankara Keçisi modelleri, sanatçıların öznel yorumlarıyla yeniden anlamlandırılarak, çocukların ve gençlerin belleğinden geleceğe aktarılan kültürel bir yolculuğa bizleri davet etmektedir.
Bu aşamada sanatın birleştirici ve iyileştirici yönü; yaşadığımız kentin adıyla anılan önemli bir canlıyı, Ankara keçisini yeniden keşfetmek, anımsatmak ve geleceğe taşımak için bizlere yol göstermektedir.
Ankara keçisi kendi coğrafyasında uzun yıllar yaşamış, elde edilen tiftik ile de Ankara'nın bu alandaki ticari ününü çok ötelere taşımıştır. Yıllar içinde değişen koşullar, Ankara keçisinin üretimini ve tiftik eldesini kendi coğrafyasının dışında çok uzak diyarlara götürmüştür.
"Ankara Keçisinin İzinde" sanat projesi; zaman içerisinde uzak coğrafyalarda bir çeşit göç yaşayan Ankara keçisinin, doğduğu topraklardaki ününün, anlamının ve en önemlisi kültürel değerlerimiz içindeki öneminin yeniden hatırlanmasıdır. Alper Çınar'ın heykel ve seramik atölyesinde bire bir gerçek boyutları esas alınarak polyester döküm olarak çoğaltılan Ankara Keçisi modelleri, sanatçıların öznel yorumlarıyla yeniden anlamlandırılarak, çocukların ve gençlerin belleğinden geleceğe aktarılan kültürel bir yolculuğa bizleri davet etmektedir.
Bu aşamada sanatın birleştirici ve iyileştirici yönü; yaşadığımız kentin adıyla anılan önemli bir canlıyı, Ankara keçisini yeniden keşfetmek, anımsatmak ve geleceğe taşımak için bizlere yol göstermektedir.